Albay Çiçek tutuklandı mı, MGK bitti mi diye kanallar arasında zaplarken fark ettim: Türkiye'de ekonominin ilk çeyrekte yüzde 13.8'lik rekor daralmasıyla ilgili yorumları dinlemek aklımın ucundan bile geçmedi. Zaten TV'ler, günün ilk saatlerinde verilen acı haberi çoktan yalayıp yutmuÅŸ, haftalardır yükselen tansiyonun doruk noktası olan zirvenin bitmesini ve Albay'ın sorgusunu takip etmekteydi.
Herhalde dünyanın hiçbir yerinde, 1945'ten beri en büyük daralmanın yaÅŸandığının açıklandığı gün, böyle bir tablo yaÅŸanmaz... Ama zaten bu ülkenin kendine has koÅŸulları olduÄŸunu yekten kabul etmiyor muyuz?
DüÅŸünsenize, krizde batan İzlanda'nın en fazla küçüldüÄŸü ilk çeyrekte, biz altıncı sıradayız. Pek çoÄŸumuzun haritada bile göstermekte zorlanacağı Letonya ve Estonya'nın takipçisi olarak! Mesela bir zamanlar 'Malezya olur muyuz' diye korktuÄŸumuz ülkede küçülme oranı ise yüzde 6.2. Kuala Lumpur'da yayınlanan The New Strait Times'a göre, ikinci çeyrekte hafif bir iyileÅŸme bekleniyor.
Anlayacağınız, bir Malezya olamadık!
30 HAZİRAN'DA NE OKUNDU
İşin tuhafı, dün saatler boyu 'Gözler kritik MGK'da' baÅŸlıklarıyla verilen haberlere internet okurunun prim vermemesiydi. Ekonomide tarihi daralma haberi iki misli fazla okundu. Buna raÄŸmen 30 Haziran'da aksam.com.tr'de en çok okunan haberlerin eline su dökemedi. Neydi bunlar?
1. Bikiniden tanga yaptı
2. Yatarak tedavide ücretli dönem.
3. AKP'nin Gülen'i askeri yargıdan kaçırma planı
4. Fener'de sancılı 'Dede' günü
5. Beyaz'dan göbek ÅŸov
Elbette internet okurunun magazin, spor ve komplo tutkusundan yola çıkarak tüm Türkiye'yi tanımlamaya kalkmak yanlış olur. Bu sıralamaya bakarak, ancak en çok okunan yazarların neden çok tıklandığını anlamak mümkün. Ama internet kullanan Türklerin pek azının memleket meselelerine kafa patlattığı da bir gerçek. Bir diÄŸer grup ise asker-siyaset çemberindeki sürekli gerilimden o kadar bunalmış vaziyette ki o haberleri bilhassa okumuyor, tıpkı sinirini bozan haberleri izlemeyip zapladığı gibi.
Devletimiz huzur içinde olsun. ÇoÄŸunluk, bildirinin en önemli maddesi olan 'Devletin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyan ve yayınlara iliÅŸkin tepki ve düÅŸüncelerin ülkemize fayda saÄŸlamayacağı'nın farkında. Ve en büyük problem, bu cümlelerin tekrar tekrar kurulmasından kaynaklanıyor.
Åžifreleri çözelim, doÄŸru okuyalım!
28 ÅžUBAT'TAN sonra en uzun MGK olarak tarihimize geçen zirvenin ardından yapılan yorumlara dair mini notlar:
- MGK'dan çıkan kuru bildiri kimseyi tatmin etmedi, tamam... Ama ortamı en çok gerenler, sürekli kurumlar arasındaki uyumsuzluÄŸu vurgulayanlar deÄŸil mi?
- Son günlerin en moda tanımlamaları: DoÄŸru okumak ve ÅŸifreleri çözmek. Sanırım hiçbir okuduÄŸumuzu, dinlediÄŸimizi anlayamıyoruz çünkü sürekli 'bunu doÄŸru okumak lazım' deniyor. Devlet büyükleri de hep ÅŸifreli konuÅŸuyor, olaylar o kadar gizemli ki ancak mors alfabesi gibi çözümlenebiliyor.
- Merak ediyorum: Türkiye tarihinde 'kritik olmayan' bir MGK oldu mu? Acaba askerle siyasetçi buluÅŸmasının bizi bu kadar germeyeceÄŸi bir dönem gelecek mi?