Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Türk gazetecisi cahildir

Artık gerçeÄŸi söylemek zorundayız: Türk gazetecisi cahildir!  MesleÄŸinin özü bilgi ve yazı olan gazetecilerin genelinin müktesebatı, çoÄŸu zaman diÄŸer mesleklerin ortalamasının gerisinden geliyor.
Medya mali kriz yaÅŸamaya baÅŸladığından beri bu böyle.
İyi yetiÅŸmiÅŸ, iyi eÄŸitilmiÅŸ gençler artık medyada eskisi kadar yer almak istemiyor.
Medya içindekiler ise, baÅŸka sektörlerde daha iyi para kazanabileceklerini biliyor ve bunu deÄŸerlendirmek istiyorlar.
Sonuçta...
Gazeteci, dediÄŸimiz zaman kastettiÄŸimiz imge, tipik bir ortadirek profiline dönüÅŸüyor.
Muhtemelen öÄŸrencilik yıllarında kendisine 'aydın' diyebilecek kadar okumuÅŸ (Türk aydınının ortalama kütüphanesi 200 kadar kitaptan müteÅŸekkildir),
Sultanahmet hanutçusu düzeyinde İngilizce konuÅŸabilen, kültürel açıdan hafta sonu sinemaya gidebilecek kadar faal ve gece kulüplerinin kapısından içeri girebildiÄŸi zaman kendisini 'sınıf atlamış' zanneden bir profilden bahsediyoruz.
Haliyle bu profilin okuduÄŸu, duyduÄŸu, öÄŸrendiÄŸi ve hatta gördüÄŸü üzerine neden-sonuç iliÅŸkisi kurabilmesi bile sınırlı ve sorunlu oluyor.
Dolayısıyla gazeteci, işini kendi muhakemesiyle yapan bir meslek erbabından...
Politik veya ekonomik güç odaklarından birine kapılanmış bir memura dönüÅŸüveriyor... DönüÅŸmek zorunda kalıyor.
 Oysa; söyleneni, verileni, gösterileni yazana gazeteci denmez.
Söyleneni, verileni, gösterileni sorgulayana gazeteci denir.
Medyalar arasında rekabeti, muhakeme yeteneklerinin rekabetinden, örneÄŸin gazete kağıdının niteliÄŸine dönüÅŸtüren bu ortamın, ilk bakışta medya patronajı açısından konfor yaratıyor gibi görünse de, bir sektörel bunalım ile nihayetleneceÄŸi açık.
Åžimdi o sektörel bunalımın alarmı yüksek sesle çalmaya baÅŸladı.
Çünkü, gazetecinin ortalama niteliÄŸi toplumun gerisinde kalmaya baÅŸladıkça; hem medya itibarını kaybeder hem de gazetecinin cehaleti kendi medyası kadar, kyaranmaya çalıştığı kurum ve kuruluÅŸların da aleyhine sonuçlar verir oldu.
ÖrneÄŸin, CHP basın sözcüsü gibi davranan bir gazetecinin, deÄŸil kendi medyasına, CHP'ye bile faydası olmadığı görünürlük kazandı.
Nihayetinde, gazeteci imgesi, orta eÄŸitim düzeyinde bir birikime sahip memur profiliyle özdeÅŸleÅŸmeye baÅŸladı.
Yeni iletiÅŸim imkanları ise, gazetecilerin gerçek niteliklerinin deÅŸifresini hızlandıyor.
KöÅŸelerinde formatlanmış hazır fikirleri dağıtan yazarlar, katıldıkları televizon programlarında, kendi sütunlarında yazdıklarını bile anlatmaktan aciz olduklarını ispat ediyor.
Kameralar önündeki basın toplantıları ise; gazetecilerin ham hallerini halka gösteriyor.
Bütün bu nitelikleriyle gazeteci, nihayetinde ülkesi ve halkı için faydalı olmayı arzu etse de, neticesinde cehalet yüzünden ülkede çatışma yerine barışa, gizlilik yerine ÅŸeffaflığa katkıda bulunamıyor...
Son yirmi yılda politik ve ekonomik etkenler yüzünden kurumsallaÅŸan bu gazeteci bugün hem sektöre bir bunalım yaÅŸatıyor hem de bu bunalımın ülke gündemine yansımasına neden oluyor.
Medya patronajları durumun vahametinin farkında... Kurumlar farkında... Millet farkında...
Hali hazırdaki medya düzeninin sürdürülebilir olmadığı artık açık.
Demek ki, medya sektöründe büyük bir deÄŸiÅŸimin arifesindeyiz. Eylül ayı sektörde çok hareketli geliÅŸmelere gebe olabilir.
Mala mülke, hatta teknolojiye bile deÄŸil; insana yatırım yapan kazanacak.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3