AKŞAM | SIYASET | 28 HAZİRAN 2009, PAZAR
ATİNA - Devlet Bakanı ve BaÅŸmüzakereci Egemen Bağış, Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesine verdiÄŸi demeçte, Türkiye'nin AB perspektifi, kaçak göçmen sorunu, Türk-Yunan iliÅŸkileri ve Kıbrıs konusuna deÄŸindi.
AB içerisinde Türkiye'nin üyeliÄŸiyle ilgili bazı çevrelerin itirazlarına raÄŸmen, "Türkiye'nin bu konuda gerekli adımları atarak müzakereleri tamamlamakta kararlı olduÄŸunu" belirten Bağış, "Tam üyelikten daha az hiçbir ÅŸeyi kabul etmiyoruz. Ya tam üye oluruz, ya da hiçbir ÅŸey" dedi.
Bağış, "Bunun alternatifi yok. Åžu, 'imtiyazlı iÅŸbirliÄŸi' hikayesi de, AB'nin hiçbir uygulamasında bulunmamaktadır. Biz önce müzakereleri tamamlayacağız. Ondan sonra belki üye olmamaya karar veririz ya da bizi üyeliÄŸe kabul etmemeyi tercih ederler. Ancak, bu karar ÅŸimdi alınacak bir karar deÄŸil. Müzakerelerin tamamlandığı gün Türkiye çok farklı bir ülke olacak ve AB de çok farklı bir Birlik olacak" diye konuÅŸtu.
"AB içindeki bazı çevrelerin Türkiye ile ilgili korkularının yersiz olduÄŸunu" belirten Bağış, "Avrupa'nın önümüzdeki 20–30 yıl içerisinde karşılaÅŸacağı terör, örgütlü suç, iÅŸ gücünün yaÅŸlanması, iklim deÄŸiÅŸiklikleri ve enerji krizi gibi sorunları göz önüne alacak olursanız, bu sorunların sadece Türkiye'nin katılımıyla çözümlenebileceÄŸini göreceksiniz" dedi.
Katimeri'nin kaçak göçmenlerle ilgili sorusunu da yanıtlayan Bağış, "AB ülkelerindeki kaçak göçmenlerin Türk vatandaşı olmadıklarına" dikkati çekerek, "Bu sorunla uluslararası toplumun birlikte mücadele etmesi gerektiÄŸini" söyledi.
Bağış, "Türkiye'nin, AB'deki kaçak göçmenlerin vatandaÅŸları olduÄŸu Afganistan, Suriye, Pakistan, İran ve Irak gibi ülkelerle anlaÅŸma imzalama konusunda sıkıntı yaÅŸadığını ve Yunanistan ile 2001 yılında imzalanan protokolün uygulanmasının da bu nedenle mümkün olmadığını belirterek, ÅŸunları söyledi: "Bu göçmenlerin geldiÄŸi ülkeler vatandaÅŸlarını geri kabul ettiklerinde AB ile anlaÅŸma imzalayacağız. Dünyanın en büyük göçmen kampı olmayı reddediyoruz. İki yanlış bir doÄŸru yapmaz. Bu soruna karşı uluslararası toplumla birlikte mücadele etmeliyiz. Toplu iletiÅŸim araçlarına açıklama yaparak ve komÅŸularımızı itham ederek deÄŸil. Sanırım, Yunanlı politikacıların Türkiye'nin dinamiÄŸinin farkına varmaları gerekiyor. KomÅŸu olarak, AB'ye tam üye bir ülke mi istiyorlar, yoksa sıkıntılar içinde olan ve bu sıkıntıları bölgeye yayabilecek durumda olan bir ülke mi?"
Türk-Yunan iliÅŸkilerine deÄŸinen Bağış, "Bu konuda politikacıların düne deÄŸil, yarınlara bakmaları gerektiÄŸini" belirterek, "Dün olanlar tarihçilerin iÅŸidir" dedi.
Bağış, Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasıyla ilgili bir soru üzerine, "Bu konunun Türkiye'nin bir iç meselesi olduÄŸunu" söyledi. "Türkiye'nin vatandaÅŸları olan Ortodoks cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılamak durumunda olduÄŸunu, ama aynı zamanda Yunanistan'ın da Batı Trakya Türk Azınlığının sorunlarına çözüm getirmesi gerektiÄŸine inandığını" belirten Bağış, ÅŸöyle konuÅŸtu:
"Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaÅŸlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiÄŸine inanıyorum. Türkiye'deki Ortodoks cemaati vergi ödeyen, ordumuzda hizmet eden ve bu ülkeye katkıları olan Türk vatandaÅŸlarından oluÅŸmaktadır. EÄŸer din adamlarına gereksinimleri varsa, bu din adamlarını eÄŸitmelerine yardımcı olmalıyız. Bu bizim iç meselemiz. Batı Trakya Türk Azınlığının sorunları da Yunanistan'ın iç sorunlarıdır. Yunan hükümeti de aynı zamanda bu konulara eÄŸilmek ve din adamlarının sorunlarına, liderlik, iÅŸsizlik ve Azınlık dernekleriyle ilgili sorunlara çözüm getirmek zorundadır. Bu konuda karşılıklılık ilkesi mecburi deÄŸildir. Ancak, iç sorunlarımızı çözmeye bakmalıyız ve bunu aynı zamanda yapmalıyız."
Kıbrıs konusunda ise Bağış, "Adadaki toplum liderlerinin her iki tarafın da kabul edebileceÄŸi bir plan üzerinde anlaÅŸması durumunda, Türkiye'nin bunu destekleyeceÄŸini" söyledi.
Türkiye limanlarının Rum bandıralı gemilere açılmasıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Bağış, "Türkiye'nin limanlarını Rum gemilerine açmasının, Rum yönetimini tüm adada egemen devlet olarak tanıdığı anlamına gelmeyeceÄŸini" vurguladı. (AA)