AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-06-23
Vali deyince aklınıza ne gelir? Devlet erkanını resmi törenlerde ağırlayan, Bakanlık talimatlarını uygulayan, yetkisi geniş fakat etkisiz, çeşitli yerlerde 'incelemelerde bulunmak'tan öteye icrası olmayan, bürokrasi çarkının herhangi bir dişlisi mi? Yoksa kişiliğiyle, icraatıyla konuşturan, halkın takdirini toplayan bir devlet memuru mu?
Kusura bakmayın, ben ilk tanıma inanan gruptanım. İstisnalar kaideyi bozmaz ama bozduklarında olay olur. Mesela, kişisel çıkışıyla şimşekleri üzerine çeken Bolu Valisi gibi... Halil İbrahim Akpınar, Abant Platformu'nda 'demokratikleşme, Kürt meselesi, Ergenekon, askeri bürokrasi' hakkında görüş belirtince 'Bir bürokrat, özel siyasi görüşlerini kendine saklamak zorundadır' diye eleştirildi. Sözlerinin içeriğini ve görev tanımına uyup uymadığını bir kenara bırakalım, çünkü bunlar daha ziyade Akpınar'ın siyasi kariyer planlamasının bir parçası... Asıl sorgulanması gereken, bir yıl önce Bolu'ya tayin olduğundan beri şehre nasıl hizmette bulunduğu. Bu konuda makam arabası olarak Audi Q7'yi tercih etmesi, ev ev dolaşması dışında fazla bilgi yok.
AMASYA MUCİZESİ
Ne yazık ki icraatıyla konuşulan vali çok az. Amasya Valisi Celalettin Lekesiz, sessiz sedasız devrim yapmış ama haberimiz yok... Garanti Bankası'nın geçen hafta Amasya'da düzenlediği 'Anadolu Sohbetleri'nde, Amasya Valisi'nin dört yıllık hizmet süresinde kenti nasıl geliştirdiğine şahit olmasam, inanmazdım: Temiz, bakımlı ve medeni sokaklarında akşam saatlerinde de huzurla dolaşabiliyorsunuz. Eski konaklar restore edilmiş, turizme açılmış. Çoğunun bahçesinde canlı müzik yapılıyor. Geceleri ışıl ışıl aydınlatılan kente tepeden bakınca, planlı şehirciliğin bir Anadolu kentini pekala Avrupa standartına getirebileceğini görüyorsunuz.
Kiminle konuşsak, halinden memnun. Hatta 'Anadolu Sohbetleri'ne gelen katılımcılar, Hatay'a tayin olan Lekesiz'in görev süresini uzatmasını bile istedi!
Peki Amasya Valisi süpermen mi? Başarısının ardında ne var? Bürokrasinin azaltılması, il ve ilçelerde performans denetimi yapılması için araştırma hazırlamakla yetinmeyip, uygulamaya geçmesi... Kendine veren yetki ve bütçeyi, ilin planlı kalkınması, güzelleştirilmesi için harcaması... Yerel inisiyatiflerin geliştirilmesi...
Sonuç: Tarıma dayalı sanayiyi destekleyen politikalar sayesinde üretim yüzde 45 artmış... Amasya, 'Ana-kız okullardayız' projesinde Türkiye birincisi olmuş... Ve son bir yılda şehirde tek bir toplumsal huzursuzluk yaşanmamış. Sırada Amasya Üniversitesi'ne, şehrin en büyük sıkıntısı olan 'ara eleman' yetiştirmek üzere fakültelerin, meslek okullarının kurulması var. İşsizlik diye kıvranılan ülkemizde, iş var ama vasıflı işçi yok!
Umarız Amasya'ya atanacak yeni vali, şehrin dokusunu bozmadan, gelişmesine katkıda bulunmayı sürdürür.
BASININ UZAYLILARI
Pİyanİst ve besteci Anjelika Akbar, geçen hafta 'uzaylılara beste yapmış' başlıklarıyla basına konu oldu. 'Astronotlara beste yaptım' diyen Akbar, sözlerinin özellikle Bugün gazetesi tarafından çarpıtılmasından son derecede rahatsız. İşte Akbar'ın haklı isyanı:
1- Bugün'e göre babam, ilk uzay gemisini yapmış, haberim yok! Oysa babam, ilk uzay gemisini tasarlayan Korolyov'un müzesini kurdu demiştim!
2- Rusların, Ay'daki uzay şehri hakkındaki açıklamasını sadece duyduğumu söyledim, Bugün'de başlık 'Uzaylılar Ay'ın karanlık yüzünde' diye atıldı!
3- Bu konularla zannedildiği gibi ilgilenmiyorum. Asla hiçbir şey iddia etmiyorum. Gökyüzüne baktığım zaman evrende yalnız olmadığımız konusuna inananlardanım. O kadar!