Şansal Büyüka sansal.buyuka@aksam.com.tr

kategori2

Maçın galibi Aziz Yıldırım

Aslında maçın sonucu günlerce önceden belliydi. Öfkeyle, heyecanla oynayan değil, hırsına, iddiasına akılcılığı katan kazandı. Türkiye'nin gündemi olan Mehmet Topuz maçını beklenildiği gibi Aziz Yıldırım kazandı. Anlayacağınız bu maçın galibi Aziz Yıldırım, mağlubu Yıldırım Demirören... Alkışı alanlar da Kayserispor Başkanı Recep Mamur ile menajer Süleyman Hurma. İsterseniz maçı yorumlayalım. Neyi yaptılar, neyi yapamadılar. Maçı nasıl çevirdiler, ya da kaybettiler.
Maçın galibinden başlayalım; Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, alışılmış yapısının aksine, bu maçı hırçın, kavgacı değil, akılcı ve kararlı oynadı. Kurallara bağlı kalmaya çalıştı. Mehmet Topuz'un, Fenerbahçe'de oynamak için kendisini aramasına rağmen, kulübü ile daha bir yıllık sözleşmesi olduğunu bildiği için 'Sen bekle, önce kulübünle konuşacağım' dedi. Kayserispor Başkanı Recep Mamur ve menajer Süleyman Hurma ile buluştu, konuştu, parada anlaştı ve öncelik sırasını aldı. Aziz Yıldırım, daha sonraki günlerde hırsa, heyecana, paniğe kapılmadan, Topuz'un, Beşiktaş forması giyip 'Ya Beşiktaş ya Beşiktaş' dediği günlerde bile kararlı ve serinkanlı tavrını sürdürdü. Yönetmelikleri iyi bildiği ve Kayserispor Kulübü ile anlaştığı için, rotanın Fenerbahçe'ye döneceğini biliyordu. Beşiktaş'ın tozu dumana kattığı günlerde bile bir polemik yaratmak yerine genelde sessiz kaldı ve bu transferde galibiyet golünü atarken, camiasının önünde de en azından şimdilerde 'tuttuğunu koparan Başkan' izlenimini yarattı.
Maçın bir de alkışı alanları var. Kayserispor Kulübü Başkanı Recep Mamur ile menajer Süleyman Hurma. Verdikleri bir sözün arkasında nasıl durulduğunu gösterdiler. Başkan Mamur ile menajer Hurma'nın 'Beşiktaş'a söz vermiş olsaydık, Beşiktaş futbolcudan önce bizimle konuşup anlaşmış olsaydı öncelik Beşiktaş'ın olurdu. Ama bize önce Fenerbahçe geldi. Fenerbahçe vazgeçmediği sürece öncelik onlarındır' diyerek sağlam bir duruş sergilediler. Çoğu başkan ve kulübün yaptığı gibi piyasayı kızıştırabilir, futbolun dansözleri arasına katılabilirlerdi. Bunu yapmadılar. En önemlisi, piyasada rant peşindeki hukukçuların ve maceracılardan 'Topuz'un sözleşmesi geçerli değil. Serbest kalır' gibi dayanağı, mantığı olmayan boş ve komik iddialarına papuç kaptırmadılar. Yönetmeliklere dayalı sağlam sözleşme ile bu iddiaların hepsini püskürttüler. Bu  transfer sürecinde sadece amigo taraftar mantığıyla kendilerine saldıran, hakaret eden bazı gazeteci ve yorumcu takımıyla aynı seviyeye düşmediler ve olgun söylemlerle hem kendilerini, hem de kulüplerini savundular. Maçın kazanan, ya da kaybeden tarafı değiller. Ama maçın alkışı alan adamları oldular.
Maçın mağlubuna gelince; Elbette Yıldırım Demirören. Ah sevgili Başkan ah. Beşiktaş'ın çifte kupa sevincini yaşadığı günlerde müthiş aile görüntülerin ve  içten sevinç gözyaşlarınla bu ülkede herkesin sempatisini kazanmışken, bunu çok çabuk harcadın. Yasaların, yönetmeliklerin değil, rantın peşinde koşan ve adı hukukçu olan insanlara inandın. Büyük olasılıkla menejerlerin gazına geldin. Önlerine para koymakla bu işi çözebileceğini sandın. Futbolcunun kulübü ile sözleşmesi varken, Mehmet Topuz'a Beşiktaş formasını giydirttin, 'Ya Beşiktaş'ta oynarım, ya bir yıl oynamam' diye demeçler verdirerek, Kayserispor kulübünün ve futbol dünyasının tepkisini çektin. Televizyon programlarında Beşiktaş başkanına yakışmayacak ifadeler kullandın. Bu transfere camiayı çok inandırdın. Oysa yönetmelikler bu işin Fenerbahçe'ye çok daha yakın olduğunu söylerken, inatla bunu görmezden geldin. Topuz ailesine ısmarlama demeçler verdirdin. Yanlış bir inadın, yanlış bir ısrarın peşine takıldın ve maçı kaybettin.
Bu maça çirkinlik katan başkaları da vardı. Beşiktaş kulübünden üç-beş kuruş alacağım diye, Başkan ve camiayı yanlış yönlendiren sözde hukukçular, futbolcuyu yanlışa sürükleyen menajerler ve bu transferin başrol oyuncusu Mehmet Topuz. Hepsi yanlış yaptı. Hele Mehmet Topuz. Bu ülkenin en önemli futbolcularından biri, bu kadar yanlışı nasıl yapar, bu kadar etki altında nasıl kalır, kulüpleri ve camiaları böyle birbirine nasıl düşürür inanılır gibi değil... Futbol dışındaki güçleri, futbolun içine katmak ve bu güçlerden çözüm beklemek, belki de bu kadar toz dumanın, bu kadar yanlışın arasında, belki de yanlışların en büyüğü oldu. Üstelik bir işe de yaramadı. Olaylar geçer gider unutulur. Hiç olmazsa bırakın da, futbolu, futbol dünyası yönetsin.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3