Yine ciddi ve günün flaş haberleri ile dolu bir haftaya başlarken, birçok yazar geçen cuma yazmaya başladıkları yazılarını yarın nihayet bitirip yayınlanacak kıvama getirecekken, ortama yakışan ciddi ve ülkenin kanayan yarası halinde olan bir konuya gireceğim bugün, insanın kendisini boğdururken orgazm olması meselesini yazacağım.
Madem ağır ve ciddi bir konuya giriyorum bu ortama yakışacak maksimum manasız ve gereksiz bir laf da edeyim bari. Malum her zaman fırsat bulamıyorum böyle konuşup yazmak için, bu fırsatı kullanayım, dün bu konuda yazmam gerektiğini yazmış olan Ali Saydam 'Seni kıracağıma kafamı kırarım daha iyi' tamam mı. Bu abuk cümleyi de hayatımda ilk kez kullanmış oldum işte.
Biliyorsunuz bizim Çekirge (David Carradine) ölü bulundu. Cesedi bir dolabın içinde hem boynuna hem de penis bölgesinden bağlanmış halde keşfedildi. Mastürbasyonun türlü çeşitleri üzerine doktora tezi verecek kadar bilgiye sahip benim gibi insanlar tabii ki bu pozisyonun tipik bir otoerotik asfiksi vakası olduğunu anlar. Hayatta hiçbir normal insan bu gibi acayip kavramları kullanarak konuşmadığı için aynı meseleyi boğulurken 31 çekmek olarak da ifade edebilirsiniz.
Şimdi belki inanmayacaksınız ama bu konu 1977 yılından itibaren benim yoğun ilgi alanım içindedir. Öyle ki bu konuya kafa yorduğum kadar Kürt meselesine kafa yormuş olsaydım inanın mesele 1980 civarında filan çözülmüş olurdu. O tarihte New York'ta Nagisa Oshima'nın 'In The Realm of The Senses' (veya diğer adıyla Empire of The Senses) filmi başladı. Her konuya, her meseleye konu ne kadar absürd olursa olsun ciddi bir anlam yüklemek misyonuna sahip olan entelektüeller filmin bir sanat eseri olduğu iddiasındaydılar, ben ise sadece genelde gittiğim sürekli porno film oynatan sinema salonları (o dönemde Susan Sontag'a New Yorker sanat filmleri salonundan hayat boyu indirim kartı vermişlerdi benim de 42'nci Cadde'deki Harem adlı sinema salonundan hayat boyu indirim kartım vardı) dışında farklı bir salonda mastürbasyon yapma imkanım belki doğar diye o umutla gitmiştim filme, ama bu da olamadı çünkü yanıma maalesef iki yaşlı Yahudi kadın oturdu ve film boyunca patlamış mısır yediler üstelik galiba üstüne üstlük dişleri de takmaydı.
Entelektüellerin tuhaf konulara ciddi yorum getirmedeki başarısına daha sonra başka bir durumda da şahit oldum. Onun da adı vagina monologlarıydı ama bu monolog farklı bir monologdu. Sahneye çırılçıplak bir kadın çıktı. Sahnenin ortasında bir iskemleye oturdu, bacağını açtı ve sonra kendi kendine titreye titreye orgazmlar oldu ve üstelik sıvı da fışkırtıyordu. Bu arada seyircilerden bazıları sahneye yaklaşıp fışkıran sıvıları yakalayıp suratlarına sürüyorlardı. Hayli yoğun bir entelektüel andı bu, hatta benim entelektüel gelişimimde çok önemli rolü olan bir kilometre taşıydı.
Daha sonra o kadını çok aradım ama bulamadım galiba bir müşterisini boğarak öldürme suçundan müebbet hapis cezasını çekmek için Sing-Sing Cezaevi'ne atılmıştı.
Neyse, çeşitli değişik sevişme sahneleriye dolu olan Oshima'nın sanat filminde önemli sahnede Japon kadın sırt üstü uzanmış adamın üstüne oturuyor ve adam tam orgazm olacağı anda onu boğmaya başlıyor. Adam orgazm olurken de mutlu biçimde ölüyor, filmin sadece o sahnesi bende yüzlerce fetişin aynı anda otomatikman gelişip kalıcı olarak yerleşmesine yol açtı (örneğin Asyalı kadın fetişi, mazoşizm türünden rutin şeyler).
Şimdi, Türkiye gibi kadınlarının erkekleri durup dururken zevkle öldürmek gibi bir adetlerinin olduğu bir ülkede bu tür tehlikeli seks oyunlarını tavsiye etmek, istenmeyen sonuçlar doğurabilir ama ne yapayım araştırmacı gazetecilikse araştırmacı gazetecilik vatana hizmetse vatana da eğer böyle şeyleri denemek isteyenler varsa herhalde onlara da ben aman sakın ha diyecek değilim. Yazar olarak görevim, onlara sadece bazı pratik tavsiyelerde bulunmaktan ibarettir.
Boğulma sırasında orgazm olurken dikkat edimesi gereken şeyler
1- Bunu kendi başınıza denemeyin. Emin olun güzel bir kadın tarafından boğulmak kendinizi boğmanızdan çok daha keyifli olacaktır. Eğer bir de benim gibi sakarsanız David Carredine'in yapmaya çalıştığı türden komplike senaryoları hiç denemeyin. Örneğin onun yaptığını ben deneseydim yani boynuma bir ip ve penisime ayrı bir ip bağlayarak kendimi asmaya çalışsaydım belki bunu yine başarabilirdim ama cesedimi farklı bir pozisyonda bulacağınız da kesindi. O durumda kendimi asmaya başladığım an penisim mutlaka kopup direkt ağzıma girip boğazıma kaçardı buna eminim. Kabul edersiniz ki bu tür bir gelişme bir idam mahkumuna sorulan son yemek arzun nedir sorusuna tamamen farklı felsefi bir boyut katabilecek komplike bir durum. Bunun lezzetinin de iyi olacağına şüphelerim var.
2- Sizin filmde olduğu gibi üzerinize oturacak kadın, katiyen karınız olmasın. Çünkü karılarımızın bizleri hiçbir keyif verme kaygısı taşımadan direkt olarak boğazlamaya başlamaları kuvvetle muhtemeldir.
3- Güzel ve işini iyi bilen bir fahişe ile iyi bir fiyattan anlaşın. Yapacağı işi de göz önüne alarak bu durumda da krizi bahane edip ücret pazarlığına hiç girmemenizi kuvvetle tavsiye ederim.
4-Kadının sizi öldürmeden önce boğmayı kesmesi için bir güvenlik sözünde anlaşın ki kadın sizden o lafı duyunca boğmayı durdursun.
5-Kişisel deneyimden biliyorum; bu anlaşmayı Japon fahişelerle katiyen yapmayın. Bir keresinde Yuki adlı Japon kadını ağzımın da bağlı olmasından olsa gerek söylemeye çalıştığım güvenlik kelimesini bir türlü anlamadı ve bana yapmaya başladığı şeyi sonuna kadar sürdürdü.
6-Bir de şu var; ağzınız kadın tarafından bantlanmamış ola bile Japonların sizin söylediniz kelimeyi yine de anlamamaları ihtimali büyük. Çünkü İngilizce'yi ne konuşabiliyorlar ne de anlıyorlar.
Bu fanteziyi deneyecek olursanız benim mayın toplanma krizi üzerine yazmayı planladığım yazıyı da yazmama büyük ihtimalle gerek kalmayacak. Ben o mayın meselesinin bir anti- Erdoğan nüfus planlaması türünden bir çözümle halledilebileceğini düşünüyordum ama şimdi Türkler iyi orgazm olacağız diye birbirlerini boğazlamaya da başlarlarsa o zaman nüfus da hızla azalmaya başlar, benim mayın toplama yöntemi önerimi yazmama da gerek kalmaz.