AKÅžAM | PAZAR | 17 MAYIS 2009, PAZAR

Geçmiş ve geleceğin tüm bilgisi zihnimizde

2. İstanbul Parapsikoloji Konferansı, 23-24 Mayıs tarihlerinde Harbiye Askeri Müze'de gerçekleÅŸtiriliyor. Konferansta Åžamanlardan rüyalara, telepatiden kuantuma, kolektif bilinçten ÅŸifacılığa birçok konu, uzmanları tarafından masaya yatırılacak. İlginç konuklardan biri olan Stephan Schwartz ile 'uzaktangörü'yü konuÅŸtuk.

zihin
Parapsikolojik yetenekler ne demek? Telepati var mı? BaÅŸka bir yerde olan bir olayı ya da bir yeri uzaktan algılamak mümkün mü? İnsan geçmiÅŸi ya da geleceÄŸi bilebilir mi? Bu soruların cevabını alabilmek için Atlantic Üniversitesi öÄŸretim görevlisi olan, uzaktangörü ve olaÄŸandışı insan iÅŸleyiÅŸi konularında dünyanın sayılı uzmanlarından biri olarak kabul gören Stephan A. Schwartz ile röportaj yapmaya giderken bir telepati testine tabi tutulacağımı hiç bilmiyordum. Zira Stephan Schwartz'a 'uzaktangörü'nün ne olduÄŸunu sorduÄŸumda, 'bu her insanda var olan bir yetenektir' diyerek kendimi denememi istedi. 'Avucumda bir cisim tutuyorum ve sen onun ne olduÄŸunu algılamaya çalışacaksın, hazır mısın?' diyen Schwartz yapmam gerekenleri ÅŸöyle sıraladı: 'Önüne bir kağıt-kalem al. Gözlerini kapa ve birkaç derin nefes al. Kafandan bütün düÅŸünceleri çıkart ve konsantre ol.' Bu noktada avucumu açmamı söyleyen Schwartz, gözüm kapalı olduÄŸu halde avucuma bir anlık bir ÅŸey deÄŸdirdi ve 'gözlerini aç' dedi. Avucumda bir ÅŸey yoktu ama onu tuttuÄŸumu düÅŸünerek sorularını yanıtlamamı söyledi: 'Sert mi yumuÅŸak mı; köÅŸeli mi yuvarlak mı (basit bir ÅŸekil çiz), pürüzlü mü pürüzsüz mü, tek renk mi karışık renkli mi, kokusu var mı yok mu, tek bir malzemeden mi yapılmış karışık bir yapıda mı? Ne olabileceÄŸini tahmin etmeye çalışma sadece bu cisimle ilgili ne hissediyorsan onları yaz.' Sonunda avucunda tuttuÄŸu yüzüÄŸü gösterdiÄŸinde ilginç bir ÅŸekilde büyük oranda doÄŸru tanımladığımı gördüm. Yani 'uzaktangörü' yapmayı baÅŸarmıştım. Sonrasında Schwartz tüm detayları anlattı...

Uzaktangörüyü nasıl açıklıyorsunuz? Bu özel bir yetenek mi yoksa
herkesin yapabileceÄŸi bir ÅŸey mi?
Uzaktangörü, baÅŸka bir yerde olan ve bilmemizin mümkün olmadığı bir olayı ya da yeri, uzaktan algılamak anlamına geliyor. Bu özel bir güç deÄŸildir, hepimizde olan bir yetenektir. Ama biz kültürel anlamda bunu farkına varmamak üzerine eÄŸitilmiÅŸiz. Oysa bu yeteneÄŸi ortaya çıkarmak ve kullanmak az önce yaptığımız test kadar basit. Elbette tıpkı müzik veya dil konusunda yetenekli olmak gibi bazı insanlarda bu yetenek daha fazla bazılarında daha az olabilir. Ama çoÄŸumuz bu konuda orta düzeyde bir yeteneÄŸe doÄŸal olarak sahibiz. Ve tıpkı bir enstrüman çalmayı öÄŸrenmek gibi uzaktangörü yeteneÄŸini de çalışarak geliÅŸtirebiliriz.

YETENEĞİ GELİŞTİRMEK MÜMKÜN
Bu yeteneÄŸimizi nasıl harekete geçirebiliriz?
Bunu zihinsel yoga gibi düÅŸünebilirsiniz. Kendimizi zaman ve mekanın dışına açmak ve zihnimizde olanın ötesinde daha üst bir bilince ulaÅŸmak gerekiyor. Zira herkesin bilincinin birbiriyle baÄŸlantıya geçtiÄŸi üst bilinç ortamında geçmiÅŸ, ÅŸimdi ve gelecek fark etmeksizin her anı, her yeri algılamak mümkün. Böylece ani ruhsal bir açılım, bir aydınlanma yaÅŸanıyor. Dokunma, koklama, tatma gibi duyularınızla algıladıklarınızı kullanarak bir bilme hali kazanıyorsunuz. 'Nasıl olduÄŸunu bilmiyorum ama biliyorum' diyorsunuz. Bu beyin gücüyle, aurayla, enerjiyle ya da elektromanyetik alanla alakalı bir ÅŸey deÄŸil. Bu insanın sahip olduÄŸu doÄŸal bir yetenek ve harekete geçirmek için bunun bizim doÄŸal bir parçamız olduÄŸunu fark etmemiz yeterli. Odaklanma ve meditasyon da yardımcı olacaktır.

Siz bu konu üzerine çalışmaya nasıl baÅŸladınız?
Bazı kiÅŸisel deneyimler yaÅŸadım ve konuyu incelemeye baÅŸladım. Tarih boynunca baktığımızda Mozart'tan Brahms'a sanatçıların büyük yaratıcılık anlarında, 'Tanrı benimle konuÅŸtu, bana mesaj verdi, geleceÄŸi gösterdi' diyenlerin yaÅŸadığı ruhani deneyimlerde ya da medyum ve büyücü olarak tanınan kiÅŸilerin uzaktaki olayları veya geleceÄŸi görmelerinde hep aynı ÅŸeylerin yaÅŸandığını fark ettim. Farklı yollardan bu noktaya gelmiÅŸ olsalar da hepsi yaÅŸadığı deneyimi aynı ÅŸekilde dile getiriyordu: Çok daha büyük bir bütünlükle baÄŸlantıya geçtiklerini, zamanın durduÄŸunu, her ÅŸeyi birden aynı anda görüp hissedebildiklerini söylüyorlardı. Bu da bana, bunun insanın fonksiyonlarının normal bir parçası olabileceÄŸini düÅŸündürdü. Böylece insanların cisimleri görmeden ve dokunmadan tanımlayabilmeleri tekniÄŸini geliÅŸtirerek uzaktangörü çalışmalarını baÅŸlattım. Åžimdi bu testler aracılığıyla yeteneÄŸini ortaya çıkaran insanlarla gruplar oluÅŸturarak uzaktangörü çalışmaları yapıyoruz.

Uzaktangörüyü nerede kullanıyorsunuz?
Kimsenin önceden bilmesinin mümkün olmadığı yerlerdeki ÅŸeyleri bulmak açısından en uygun alan arkeoloji olduÄŸu için bu alanda çalışmalar yürütüyorum. Zira birisi size '3000 km doÄŸuya git, orada yüksek bir tepe var, tepede büyük bir aÄŸaç, yanında sivri bir kaya var; o kayanın altını 20 metre kazarsan gömülü antik ÅŸehri bulabilirsin' dediÄŸinde bu bilgiye baÅŸka bir yerden ulaÅŸması mümkün olamaz. Biz uzun zamandır arkeolojik alanların yerlerinin tespiti konusunda uzaktangörü çalışmaları yapıyoruz ve bulgular da baÅŸarılı olduÄŸumuzu kanıtlıyor. Çünkü bugüne kadar bu ÅŸekilde Cleopatra ve Marcus Antonius'un İskenderiye'deki sarayının, Christof Kolomb'un Bahamalar'da batan gemisinin, dünyanın 7 harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin kalıntılarının nerede olduÄŸunu bilmeyi baÅŸardık.

SADDAM'IN YERİNİ BİZ BULDUK
Bir de Saddam projesi yaptınız değil mi?
Evet üniversitede uzaktangörü dersleri verirken öÄŸrencilerim önemli bir konuda yer belirleme denemesi yapmayı istediler. O sırada herkesin aradığı Saddam Hüseyin'i seçtik. Sınıfımda bulunan ve özel güçler gibi ÅŸeylere sahip olmayan 47 öÄŸrenci ile birlikte çalışmayı yaptık. Zaman ve mekanın dışına çıkıp Saddam'ı ve özellikle yakalanma anını algılamaya giriÅŸtiler. Nasıl görünüyor, ne giyiyor, nerede yakalanıyor, yanında kimler var, nasıl bir tavır sergiliyor... bana tarif edin dedim. ÖÄŸrencilerin büyük çoÄŸunluÄŸu uzaktangörü deneyinin ardından Saddam'ı sokakta yaÅŸayan evsizler gibi tarif etti. Üzerinde siyah bir giysi olduÄŸunu, saç ve sakalının birbirine karışmış olduÄŸunu söylediler. Saklandığı ev ise Tikrit ÅŸehri yakınlarında bir köydeydi. Evi ise yanında bir dere akan tek katlı bir bina olarak çizdiler. Yanında iki-üç adam olduÄŸunu, silahlı olduÄŸunu ama yakalanırken direnmediÄŸini söylediler. Sonra Saddam yakalandığında bu anlatılanların hepsi gerçekle tamamen uyuÅŸuyordu!

Bu tarz deneylerin sonuçlarını askeri yetkililere bildirmiyorsunuz deÄŸil mi?
Hayır. Ama bu deneyi izleyenler arasında askerler de bulunuyordu. Bu bilgileri kullanıp kullanmadıklarını ise bilmiyorum.

Bu yetenek geliÅŸtirilerek pekala bir silah veya bir güç olarak da kullanılabilir, bir ülkenin gizli nükleer silahlarının yeri, petrol yatakları, altın madenleri veya gizli hazineler bu ÅŸekilde bulunabilir deÄŸil mi?
Evet, hepsi yapılabilir. Nitekim uzaktangörüyü cinayetleri çözmek için kullananlar olduÄŸunu biliyorum. DoÄŸal kaynakları bulmak için de bu ÅŸekilde çalışan gruplar var. Ama hükümetin ÅŸu anda bu tür çalışmalar yaptırıp yaptırmadığını açıkçası bilmiyorum. SoÄŸuk SavaÅŸ döneminde CIA ve ordunun desteklediÄŸi böyle çalışmalar vardı, Rusya'da da yapılıyordu. Ama ben yer almadım çünkü bilincin iÅŸleyiÅŸi konusunda yapılan her türlü çalışmanın tüm insanları ilgilendirdiÄŸi için gizlice deÄŸil herkese açık olarak yapılması gerektiÄŸine inanıyorum.   

Hepimiz zaman ve mekandan bağımsız olarak tüm insanların bilincinin birbiriyle baÄŸlantı içinde olduÄŸu ve tüm bilgiyi paylaÅŸtığı üst bilince açılabildiÄŸimizde dünya nasıl bir yer olur dersiniz?
Çok daha iyi bir yer olur. Çünkü hayatın birbirimize baÄŸlı ve birbirimize bağımlı olduÄŸunu fark ettiÄŸimizde her konuda bakış açımız deÄŸiÅŸecektir. Birimize olanın aslında hepimize oluÄŸunu anladığımızda, hepimizin aynı gemide olduÄŸunu fark ettiÄŸimizde tüm seçimlerimiz farklı olur; daha az kavga, daha az savaÅŸ olur. Herkes aynı dürtüyle hareket ettiÄŸinde dünyayı deÄŸiÅŸtirmek de mümkün olacaktır.

PEKİ, ATLANTİS NEREDE?
Schwartz herkesin konuÅŸtuÄŸu ama asla bulunamayan kayıp kıta Atlantis'in yerini sorduÄŸumuzda beklenmedik bir cevap veriyor: 'Atlantis bize önceden anlatılmış bir mittir. Çünkü Atlantis ÅŸu anda yaÅŸadığımız dünyadır. Efsane, Atlantis'in çok geliÅŸmiÅŸ, uçan gemilere sahip olan ve bunlarla yıldızlara giden ileri teknolojiye sahip bir uygarlık olduÄŸunu söyler. Ama Atlantis bu teknolojiyi yanlış kullanır ve felaketi yaÅŸar, suların altına gömülür. Bu hikaye ÅŸu anda bizim yaÅŸadıklarımızdır. Teknolojiyi doÄŸru kullanmayarak küresel ısınmaya sebep olduk ve dünya giderek sular altında kalıyor. Üst bilinçte zaman ve mekan yoktur, her an her yere gidebilir ve bilgiye ulaÅŸabiliriz. İşte bu yüzden henüz yaÅŸanmamış olan Atlantis felaketinin bilgisini de önceden biliyoruz. Yani Atlantis bizim ÅŸu anda sahip olduÄŸumuz uygarlığın ta kendisi.'

MİNE AKVERDİ

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3