Korku virüsü insanın içine girmesin. Dik durmasını bilmiyorsa, sadece iyi günlerde ortaya çıkıp, kötü günlerde 'Başım derde girmesin' diye risk almaktan kaçıyorsa o kiÅŸi ister futbolcu, ister yönetici olsun yüreksizdir... İyi gün dostudur.
Fenerbahçe de camia olarak kötü bir sezon geçirmenin korku virüsünü vücuttan atamıyor.
Taraftar tedirgin, futbolcu huzursuz.
Oysa krizi çözecek olanlar, ÅŸu anda eli kolu baÄŸlı olan yöneticiler deÄŸil, sahadaki futbolcular.
Transfer zamanı olsa, verirsin parayı iki-üç futbolcuyu alıp iÅŸi toparlarsın.
Ama deÄŸil ki. 'Yanlışlarımızı, hatalarımızı biliyoruz, sezon sonunda gerekeni yapacağız' diyen yönetimin, tam kadro dik duruÅŸunun açısında bir santim sapma olmazken, Samandıra'daki futbol mabedi sırlarla dolu.
Küskünler, dargınlar, kavgalılar, sakatlar, cezalılar, birbirinin kuyusunu kazanlar... Ne ararsan var.
Herkes sorumluluktan kaçıyor.
Kart gören rahatlıyor, sakatlanan üzülmüyor, elde kalan saÄŸlamlar da 'Bugüne kadar kimse yüzüme bakmadı, ÅŸimdi kıymete bindim' havasında ikinci sınıf muameleden mustarip. Lider olan da, genç olan da korku virüsünün pençesinde kalmış durumda.
Sadece iki örnek vereyim;
Siz hiç hayatınızda taç atan bir futbolcunun kaburgasından sakatlandığını duydunuz mu, gördünüz mü! Allah korusun omuzu çıkabilir ama kaburga ile omuzun ne baÄŸlantısı var?
Galatasaray maçında yirmi dakika sahada zor durdu. Bandaj bile yaptırmadı. İki gün sonra arkadaşı kadro dışı bırakılınca, korkudan Sivas'a gitmek istedi. Bu kez hocası kadroya almadı.
Kim mi!
Fenerbahçe'ye geldiÄŸi günden beri herkesin övgüler dizdiÄŸi, 'GeleceÄŸin yıldızı, en iyi transferi, Türkiye'nin modern beki' dediÄŸi Gökhan Gönül.
O da iki senede bozuluyorsa, gerisini siz düÅŸünün.
HoÅŸ Ankara'dan geldiÄŸi günün gecesi kendini eÄŸlenceye atan Gökhan Emreciksin de var.
Hadi yerliler kötü!
Ya yabancılar.
Onlar da ayrı bir dünyada. Eskiden Fenerbahçe'de 'OÄŸuz'lu, Aykut'lu Sakarya grubu' vardı, ÅŸimdi de 'Alex'li, Deivid'li Brezilya grubu'.
Onlar bile korkuyorlar, sahada risk almıyorlar.
Sonra da suçlu yönetim.
O futbolcuların cebinden parasını, altından arabasını alarak, 'Bağırırsak senin futbol hayatını bitiririz' diyen tribün anarÅŸistlerinin hiç suçu yok mu!
Voleybol, basketbol maçlarında Fenerbahçe ceza alsın diye küfür edenler ne olacak!
20 milyon taraftarı olan Fenerbahçe 50 kiÅŸinin esiri mi olacak, yoksa iyi günde de kötü günde de kulübünün yanında olan gerçek Fenerbahçelilerin mi!
Sorun bu.
Åžampiyon bu sene olmazsın, seneye olursun. Yönetim de bırakır gider. Ama o korku virüsü Samandıra'ya, tribünlere yerleÅŸirse ne yürekli oyuncu bulursun ne de maça gelecek taraftar.
Solomon döndüyse Appiah da dönmeli
Solomon, Fenerbahçe'den ayrılıp NBA'ye gitti.
Sonra ne oldu! Orada mutlu olmayınca tekrar geri geldi. Solomon'suz Fenerbahçe kötü günler geçiriyordu: Åžimdi tekrar ÅŸaha kalktı.
O vakit, Solomon geri döndüÄŸüne göre, Appiah niye gelmesin! Tottenham ve Kazan ile idmanlara çıktı. Gana Milli Takımı ile çalıştı. Oynayacak durumda ama kimse Fenerbahçe'den kazandığı
2 milyon 280 bin euroyu veremediÄŸi için alamıyor. Fenerbahçe'ye de gelmek istiyorsa, neden olmasın!
Kafasına göre iÅŸ yapanlar
YÜksek Divan Kurulu toplantısına bir gün kala Fenerbahçe'nin resmi yayın organında, 'Kulübün ağır toplarından baÅŸkana destek' haberi ortalığı karıştırdı. Bu iÅŸe en çok üzülen de sitedeki yazıdan haberi olmayan BaÅŸkan Aziz Yıldırım oldu. Kongrede durgunluÄŸunun ana nedeni bu haberdi. DuyduÄŸu vakit üzüldü, kırıldı. Gazetelerde haber olabilir ama kulübün resmi organında yayınlamak, 'Sanki baÅŸkan, yönetim zor durumdaymış da' havasını yarattı. KaÅŸ yapayım derken göz çıkaranların bu davranışı pek şık olmadı.
İlk 4'e giremezse kupada ön eleme oynar
LİG bugünkü puan cetveliyle biterse, Fortis Türkiye Kupası'nın mevcut statüsü de deÄŸiÅŸmezse gelecek sezon Fenerbahçe kupada eleme oynamak zorunda kalacak. Yürürlükteki statüye göre ligi ilk dört dışında bitiren 5 ile 15. sıradaki takımlar ikinci kademe eleme müsabakası oynuyor. Yani Fenerbahçe, seneye kupaya elemelerden baÅŸlayacak. Fenerbahçe eÄŸer elemeyi geçerse grup maçlarında da seri başı olamayacak. Fenerbahçe, Sivasspor, BeÅŸiktaÅŸ, Galatasaray ve Trabzonspor'dan birinin bulunduÄŸu grupta mücadele edecek.
Sivas'ın gözü SaracoÄŸlu'nda
Ligde ÅŸampiyonluk hesapları yapan Sivasspor, Åžampiyonlar Ligi'ne kalırsa Avrupa maçlarını 50 bin kiÅŸilik Fenerbahçe Stadı'nda oynamayı düÅŸünüyor. Sivas stadının kapasitesinin 16 bin 700 kiÅŸi olması ve yüz binlerce Sivaslı'nın bu maçı izleyeceÄŸini düÅŸünen yönetim, hasılat ve seyirci bakımından İstanbul'u tercih etmek istiyor. BaÅŸkan Mecnun Otyakmaz, Fenerbahçe BaÅŸkanı ile görüÅŸerek böyle bir niyetleri olduÄŸunu söyledi. Olumlu cevap alınca da 'Hele o günler bir gelsin. Bizi karda kışta destekleyen taraftarlarımızı otobüslerle İstanbul'a getiririz' dedi.
12 sene önce kim tanırdı
On iki sene önce Aziz Yıldırdım'ı tanıyan bu kadar çok kiÅŸi var mıydı? Vefa Küçük gibi, hem de iktidarın, o zamanki BaÅŸkan Ali Åžen'in desteklediÄŸi bir güçlü adayın karşısına çıktı ve kazandı.
Neyle!
Projeleri ile. 'Ben daha iyisini yapacağım' sözleri ile
Yüksek Divan Kurulu'nda eski sporcu Halit Deringöl'ü gördüm. Elinde Aziz Yıldırım'ın 12 sene önceki plan programı vardı. BaÅŸkan'a ÅŸöyle dedi:
' O gün ne dediyse fazlası ile yapmışsın, baÅŸkan..'
Şimdi ise planlar, programlar değil, 'girerse kazanamam' edebiyatı yapılıyor.
Fenerbahçe'ye baÅŸkan adayı olmak da ÅŸereftir. Ama önce kendine, yapacaklarına güveneceksin...
Kendine inanmazsan, üyeleri hiç inandıramazsın...