Günlerdir gazete, radyo ve televizyonlarda BaÅŸkan Obama'nın Türkiye ziyareti ile ilgili olarak çok ÅŸey okuyup dinlediniz.
Bir yanda Davos sonrasında 'ABD ve ABD'deki Yahudi lobiler artık bizi periÅŸan eder' deyip ÅŸimdi de 'Türkiye'nin ne denli büyük bir ülke' olduÄŸunu söyleyerek hükümete yalakalık yapanlar. DiÄŸer yandan ilk Müslüman ülke olarak Türkiye'yi seçtiÄŸi için Obama'nın ne denli büyük bir adam olduÄŸunu söyleyerek ona yalakalık yapmayı tercih edenler.
Liberal demokrat yazar, çizer ve aydın takımı hep bunu yapar.
Daha seçildiÄŸi ilk günlerde Obama'nın Türkiye'nin dışında baÅŸka bir İslam ülkesine gitmeyeceÄŸini yazmıştım.
Gazze olayları ve Davos çıkışı sonrasında Türkiye'nin bu ziyareti daha fazla hak ettiÄŸini söyleyip Obama dahil Batılı ve hatta İsrailli tüm liderlerin tıpış-tıpış Ankara yoluna koyulacaklarını yazıp söylemiÅŸtim.
Bir düÅŸünün; 'DeÄŸiÅŸim' sloganı ile seçilmiÅŸ bir BaÅŸkan, Türkiye gibi bir ülke varken Mısır, Suudi Arabistan ya da Endonezya'ya gidecek!
O zaman kim inanır Obama'nın söylemlerine...
Kim inanır Obama'nın farklı bir dünya istediÄŸine...
Seçildikten üç yıl sonra Ankara'ya gelen Bush ve 6 yıl sonra gelen Clinton'dan farklı olarak 75 gün sonra Türkiye'nin yolunu tutan Obama bu kararı ile herkese birçok mesaj vermeyi hedeflemiÅŸtir.
Obama, Ankara ve İstanbul'da yalnız Türk kamuoyuna deÄŸil aynı zamanda tüm Arap ve Müslüman ülkelerin insanlarına, Türkiye'nin son 5-6 yıllık kiÅŸilikli ve kararlı politikalarını hayranlıkla izleyen tüm dünya halklarına da mesaj vermeyi amaçlamaktadır.
'Ben ilkeli ve kiÅŸilikli tutum ve davranış içinde olan hükümet ve halka saygı gösteririm' diyor.
İşte bunu gören Türkiye, Rasmussen konusunda kararlı davranmıştır.
Kararlı davrandığı için de daha fazla saygınlık ve prestij kazanmıştır.
Bu saygınlık ve prestijin yolu 1 Mart tezkeresinin rededildiÄŸi gün açılmıştır.
Bu tezkere çıkmış olsaydı bugün Obama burada olmayacaktı.
Çünkü tezkere çıkmış olsaydı Türkiye'nin Suudi Arabistan, Mısır ve diÄŸer Körfez ülkelerinden hiç bir farkı olmayacaktı. Obama ise bu tür ülkelere gitmektense belki de ne suya ne da sabuna dokunmayan Endonezya'ya gidecek ya da 'Müslüman ülke ve halklara seslenmenin bir anlamı yok' diyerek oturduÄŸu yerden bu ülke yönetimlerine alışagelmiÅŸ talimatlarını bildirecekti.
İşte bu nedenle Obama'nın Ankara ve İstanbul ziyareti yalnız Türkiye açısından deÄŸil tüm coÄŸrafyamız açısından çok önemlidir.
Türkiye'ye gelerek bu coÄŸrafyamıza büyük önem verdiÄŸini kanıtlayan Obama umarım kendisinden beklenen 'DeÄŸiÅŸim' kararlığını kanıtlar.
Yani Obama, Türkiye'deki Kürt sorunu ile ilgilenirken aynı zamanda Kuzey Irak'taki Kürt federe bölgesinin geleceÄŸini ve Irak'ın bütünü içinde ne olacağına karar verebilmelidir. Irak deyince kuÅŸkusuz İran, Åžii-Sünni çatışması, İran'ın nükleer programı, İran ve Suriye destekli Lübnan'daki Hizbullah'ın geleceÄŸi, Lübnan -İsrail gerginliÄŸi, Suriye'nin İsrail ile barışı, Åžam'ın Hamas ve diÄŸer Filistin gruplarına verdiÄŸi destek ve bölgedeki redikal İslam riskinin geleceÄŸi akla gelmektedir.
Özetle bu coÄŸrafya'da her ÅŸey birbirine baÄŸlıdır.
ÖrneÄŸin Netanyahu-Liberman ikilisinin Filistin, Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırgan söylem ve politikaları devam ettiÄŸi, ABD'deki Yahudi lobileri bu politikaları destekledikleri sürece Obama, ne Suriye ne İran ne de Filistinlilerle hiçbir konuda anlaÅŸamaz.
Suriye, İran ve Filistinlilerle bölgesel barış için anlaÅŸamayan bir Obama'nın Türkiye'de konuÅŸacağı hiçbir ÅŸeyin anlamı olmaz ve olmayacaktır. Unutmamak gerekir ki; Ermeni soykırım idddiaları ile ilgili geliÅŸmelerin bir yerinde ABD'deki Yahudi lobilerinin de rol ve etkinliÄŸi var. Bu lobiler ise Türkiye'yi İsrail yanında ama İran, Suriye ve Hamas'a karşı görmek istiyor.
Aynı lobiler Türkiye'nin birlik içinde görmek istediÄŸi Irak, Lübnan, Sudan ve Afganistan'ın parçalanması için her yola baÅŸvuruyor.
GörüldüÄŸü ve anlaşıldığı kadarıyla Obama'nın Türkiye ziyaretinin sonuçları aslında kendi geleceÄŸinin iÅŸaretini verecektir. Laik, demokratik ve uyumlu Müslüman bir ülke olarak Türkiye'yi seçen Obama aslında kendini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Daha açık bir ifade ile Gül-ErdoÄŸan ikilisi ile ele alacağı konularda samimi kararlılığını kanıtlayamayan bir Obama hiçbir konuda sözünü verdiÄŸi deÄŸiÅŸimi gerçekleÅŸtirmeyecektir. Unutmamak gerekir ki; derin devlet ve egemen güçler çeyrek de olsa bir zencinin ABD'nin ve dolayısıyla dünyanın kaderini deÄŸiÅŸtirmesine izin vermesi pek kolay olmayacaktır.
Obama'ya düÅŸen görev tüm bu güçlere karşı direnmek ve savaÅŸmaktır.
Çünkü ancak o zaman deÄŸiÅŸim söylemlerinde samimi olduÄŸuna inanır ve Türkiye ziyaretine bir anlam verebiliriz!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.