Aksam.com.tr - 23.02.2012, 08:00
17 Ekim 2011 Pazartesi - 
Akşam | GÜNCEL
2 yıl önce senaryoydu, bugün gerçek oldu

2 yıl önce senaryoydu, bugün gerçek oldu

Dünya finansının sembol caddesi ve New York Menkul Kıymetler Borsası'nın bulunduğu Wall Street'in yakınındaki Zuccotti Park'a kamp kuran ''Wall Street'i İşgal Et'' adlı sivil girişim hareketinin eylemleri birinci ayını doldururken, Bursa'daki 2 genç öğretmen, bu protestoları, önceden hissetmişcesine, 2 yıl önce kaleme aldıkları romanlarında detaylı şekilde yazdıkları ortaya çıktı.

''Provokatör/Paranın Olmadığı Gün'' romanının yazarları Hüseyin Gümrah Eralp (29) ve Ahmet Tahsin Ertaş (32), AA muhabirine, kitabın yazılış süreci ve içeriğinde çizilen tablonun bugün gerçekleşmesi hakkında açıklamalarda bulundu. Kitapta yazılanların gerçekleşeceğini tahmin etmediklerini belirten ikili, ilk başta çalışmayı sinema projesi olarak düşündüklerini ancak bu konuda deneyimsiz oldukları için romana dönüştürdüklerini kaydetti.

Romanın içeriği hakkında bilgi veren Eralp, global para sıkıntısı hakkında konuşurken, ''Bunu ortadan kaldıran bir kahraman ortaya çıkaralım'' dediklerini ve bu düşünceyle kitabı yazmaya karar verdiklerini belirtti.
 
İki yıl önce kitapta yazdıkları olayların bugün gerçekleştiğine dikkat çeken Eralp, ''Bu öngörülmüş bir şey değil belki ama, biz bu hislerle bunu yazdık. Belki bugün Wall Street'te yaşananları o gün istedik ve yazdık'' dedi.

Som Kitap'tan çıkan ''Provokatör/Paranın Olmadığı Gün'' ismin verdikleri romanı 2009'da yazmaya başladıklarını belirten Eralp, yazımını 8 ayda bitirdikleri kitabın 2011 Şubat ayında yayımlandığını ifade etti.
        
''Kitaptaki olaylar banka yağmasına doğru gidiyor''
        

Eralp, şunları kaydetti:

''Romanda işlediğimiz konu, neredeyse bugün Wall Street'teki olaylarla birebir örtüşüyor. Bu tabii ki suya bakılmış bir tahmin değildi. Bunu kimse tahmin edemedi zaten. Bu bir tahmin değil, belki de global krizin herkese yaşattığı acılardan, bizim içimizde doğan bir hikayeydi. Parayla sıkıntısı olan bir karakterimiz var, ismi 'Vedat Warrington', yarı Türk yarı Amerikalı. Bu adam bir deha, iyi eğitim almış bir provokatör. Paranın kalbi olan New York'a gidiyor ve oradaki gençleri, işsizleri toplayarak, büyük kitleler halinde sokak eylemlerine teşvik ediyor. Amacı kan dökmek değil, sadece toplumların uyanmasını istiyor. 'Siz çoğunluksunuz. Daha fazla kazananlar size hükmediyor. Onlar pastadan büyük payı alıyorlar. Siz de artık sokakların hakimisiniz. Onlara gerçekten bu dünyanın kimin olduğunu gösterin' diyor. Ardından olaylar gelişiyor. Gerçekte yaşanan olayların kanla neticelenmesini istemiyoruz. Dileriz kötü bir durum yaşanmaz, çünkü kitabımızda bu sürecin sonrası, banka yağmalarına gidiyor.''
        
''Pankartlar bile aynı''
        
Kitapta geçen olaylarla bugün yaşananları karşılaştıran Eralp, ''Kitapta eylemciler Brooklyn Köprüsü'nü işgal ediyor. Olaylara baktığımız zaman da eylemciler bu köprüyü işgal ediyor ve 700 kişi gözaltına alınıyor. Pankartlarıyla bizim kitaptaki pankartlar bile aynı. 'Adil bir devlet düzeni istiyoruz', 'İşsizliğe son', 'Zenginlerin yüzüne bu kadar gülmeye son' diye pankartlar var, bunlar bile aynı. Protestocuların ana merkezi Manhattan, kitabın kapağında da Manhattan fotoğrafı var zaten'' diye konuştu.
        
''Paranın olmadığı bir dünyayı hayal et''
        
Kitabın diğer yazarı Ahmet Tahsin Ertaş (32) ise, arkadaşıyla bu konular üzerinde sık sık konuşup, tartıştıklarını dile getirdi. Bir gün yine böyle konuşurken, arkadaşının, ''Paranın olmadığı bir dünyayı hayal et'' dediğini ve ardından beyninde şimşekler çakmaya başladığını söyleyen Ertaş, şunları kaydetti:

''Hemen hızlı hızlı bir hikaye tasarladık beynimizde. 'Paranın olmadığı dünyada insanlar neler yapar, paranın yerine neleri ikame ederler? Bunları düşündük. Ben İngiliz Edebiyatı, Gümrah da edebiyat mezunu olduğu için zaten romanlarla içli dışlıydık. Sonra başladık romanı yazmaya. Tatillerde, boş zamanlarımızda, zaman zaman bir araya gelerek, zaman zaman da ayrı mekanlarda yazdık. İkimiz de dünyaya aynı pencereden baktığımız için pek sıkıntı çekmedik. Yazdıklarımızı bir araya getirdik, tartıştık. Sonunda 8 ay içerisinde romanı bitirdik.''
         

''Sinemasını da çekeceğiz''
        
Romanın yayınlanması için büyük yayınevlerinin kapılarını çaldıklarını ve yeni yazar olmanın biraz sıkıntısını çektiklerini, ancak nihayetinde eserlerinin basıldığını dile getiren Ertaş, şöyle devam etti:

''Kitap yayınlandıktan sonra olaylar başladı. Sonra Wall Street'i protesto eden 750 genci gördüğümüz zaman dedik ki, 'Bizim kitabımız gerçek olmaya başladı'. Müneccim miyiz? diye düşünmeye başladık. Aslında biz ilk başta sinema filmi olarak düşünmüştük. Ancak senaryo konusunda herhangi bir tecrübemiz olmadığı için, bunu romana dönüştürdük. Ancak bunun filmini çekmek de istiyoruz. Bu konuda çalışmalarımız da var. Senaryo ve sinema konusunda kendimizi geliştiriyoruz. Kitabın devamını yazmayı da düşünüyoruz.''
        
Tanıtım yazısı
        
192 sayfadan oluşan kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında şu ifadeler yer alıyor:

'Bugün özgürlük için muhteşem bir gün. Bugün bu ülkede zengin ya da fakir insan yok. Bugün bizleri zengin ya da fakir diye ayıran bir ölçü yok. Her birimiz bir zamanlar olduğu gibi yine eşitiz. Tanrı'nın huzurunda, paranın huzurunda hepimiz eşitiz. Biliyorum, insanlık böyle yaşayamaz. Mutlaka yeni tiranların resimlerinin üzerinde olduğu yepyeni paralar basılacak ve hayata türeyerek kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Askerler tankları ve silahları ile size yepyeni bir düzen sağlayacak. Belki eskisinden daha özgür ya da daha baskıcı olacak. Bilemiyorum. Ama ben hayalimi gerçekleştirdim. İbrahim, tanrısı istedi diye oğlunu kesmeye niyetlendi. Ben para için oğlunu feda eden insanlar gördüm. Modern çağın insanı için İbrahim'in tanrısı ile para aynı kefede. İnsanlar parayı Tanrı yerine koydu ve ona taptı. Ve ben bugün sizin tanrınızı öldürdüm. Dumanların tüttüğü, askerlerin kol gezdiği bir şehir görüyorum şimdi. Paranın olmadığı bir şehir. Hangimiz zenginiz? Hangimiz fakiriz? Hiçbirimiz!'' (AA)



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
BAY METROPOL
Metrobüs uyuma‘kamu’ya sahip çık
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
MİT'e yapılan saldırının asıl nedeni 2014 süreci
MİT'e yapılan saldırının asıl nedeni 2014 süreci
Satır arası...İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin KCK soruşturması kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu üst düzey istihbaratçıları şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırması ülkede adeta bir depremi tetikledi. Önce soruşturmayı başlatan savcı Sadrettin Sarıkaya'ya soruşturmadan el çektirildi ve İstanbul emniyetinde adeta tasfiye operasyonları yapıldı, ardından da MİT kanununda değişikliğe gidilerek teşkilat mensuplarına soruşturma açılması için Başbakan Erdoğan'dan izin alınması şartı getirildi. Buzdağının görünmeyen kısmında Fethullah Gülen Hareketi kastedilerek yapılan 'cemaat-AKP çekişmesi' yorumları tüm haftanın en çok tartışılan meselesi oldu. Bu baş döndüren süreci siyasal araştırmalarıyla tanınan Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi (ANAR) Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu ile konuştuk. ANAR AKP'ye her ay düzenli olarak kamuoyu araştırmaları sunan ve toplumsal dinamikleri oldukça iyi analiz eden bir araştırma şirketi. Bu nedenle yarın da Türkiye'de seçmen tercihlerinin nasıl şekillendiği ve AK Parti üzerine konuştuğumuz bölümü yayımlayacağız.